Bu gece yine babamı gördüm 
Mezardaki toprağının kokusu yoktu üstünde 
Bir kefen yalnızlığına büründü göğsüm
Saatler tükenmiş ânın nefesi vardı içimde

Bu gece yine babamı gördüm 
Soluğum kesildi delirmeler çöktü üstüme
Kimliklerin boyasından yoruldu artık gönlüm 
Asırlar diziyorum katranlı ızdırap abaküsüne 

Bu gece yine babamı gördüm 
Zor mu dünya diyor yaşamak ya da gülmek 
Gökyüzü burcunda esir kaldı ölümüm
Vücudum sancılandı yine geri kaldı gitmek 

Bu gece yine babamı gördüm 
Ahret benizli vücud otuz üç yaşında 
Olmanın oldurmanın susuzluğuna gömüldüm
Kaç yolcu bekliyor şu berzah vagonunda 

Bu gece yine babamı gördüm 
Ekmeğin kırıntısı kadar aziz ve kıymetli 
Pasta yiyen burjuvanın sömürüsüne sövgüm
Kulaklar sağırken gözlerim ağır ve nemli

Bu gece yine babamı gördüm 
Allah için sarmıyor kollarımız derdi 
Bana şiir okurdu başı “neylersin ölüm…”
Mezarına âşıktı ya da tam tersi miydi?

Bu gece yine babamı gördüm 
Ağlarken utanıyorum gülerken kederli 
Ölümlerle yarışıyor ölülerle ölümüm 
Hakikat perdesinde pencereler hep gizli

                     LATİF BOZDAĞOĞLU
                                   06:12